NEDEN SADE SATİ? NASIL GEÇER BU SADE SATİ?

Lord Shani

Satürn notlarıma bakarken bir alıntıyla karşılaştım. Türkçeye çevirerek, biraz da kendi yorumumu ekleyerek paylaşıyorum çünkü konumuzla alakalı. Dünya bize ne sunuyorsa onu alıp iyi bir şeye dönüştürmekle yükümlüyüz. Şanslıysak sunduğu kolayca iyiliğe hizmet ediyor olabilir. Lakin çoğumuz için öyle olmuyor. Kimimiz sevgisizlikle, kimimiz yoksulluk veya yoksunlukla, kimimiz hastalıkla uğraşıyoruz. Ve bunları alıp da bir simyacı gibi altına dönüştürmek hiç de kolay olmuyor ama hiç de olmayacak demek değil bu. Mesela Carl Jung’u Jung yapan şey annesinin ve haliyle kendisinin de yaşadığı psikolojik buhranlar. Öyle ki daha 3 yaşındayken annesi bir akıl hastanesine kapatılıyor ve küçücük yaşında ailesinden koparılıp bir akrabasının yanına bırakılıyor. Şimdilerde annelerin dilinden düşmeyen “güvenli bağlanma” çocuk Jung için asla gerçekleşmiyor ve evet ciddi problemler yaşıyor ama bu onun Jung olmasına mani olmuyor. Yani dünya Jung’a bir zehir sundu ve Jung bu zehri alıp ilaca dönüştürdü. Er ya da geç o zehrin bir parçası olmaktan korunmasına yardımcı olacak ve dahası kitlelere faydası olacak çalışmalar yaptı. Ve zavallı çocuk Jung çocukluğunun ilk yıllarında Sade Sati dönemine girmişti. 

Ortalama bir insan ömründe 3-4 kez Sade Sati yaşanabiliyor demiştik. Ve bazılarımız Sade Sati’ye doğuyoruz. Ya da doğduktan kısa bir süre sonra Sade Sati başlıyor. Bizim deneyimleyemeyeceğimiz her şey ailemizin başına geliyor ve dolayısıyla biz de bundan etkileniyoruz. Sade Sati’ye doğan neredeyse tanıdığım herkesin (kendim de dahil olmak üzere) çocukluğunda hastalıklar, aileden bir sebeple kopuş, ailenin finansal açıdan zorlu zamanlardan geçmesi gibi durumlar söz konusu oluyor ve her ne kadar farkında olamayacak kadar küçük olsak da o dönem yaşanan her şey kimlik/benlik algımızı şekillendiriyor. Bu yüzden ben Sade Sati’ye doğmuş insanların diğer Sade Sati’lerinde daha güçlü olduğuna inanıyorum. Bu sayede zehri ilaca çevirmek doğuştan gelen bir yeteneğe dönüşebilir. 

Buraya kadar temel olarak neden Sade Sati dönemleri yaşadığımızı anlatmaya çalıştım. Daha önceki yazılarda bahsettiğimiz Satürn özelliklerini de hatırlayarak şöyle bir listeyle “Neden Sade Sati?” sorusuna cevap verebiliriz:

  • Karmik yükleri azaltmak (bu yaşamımızda deneyimlemeye hazır olduğumuz eylem ve düşüncelerimizin sonuçları) 
  • Kaçındığımız ne var ise onunla yüzleşmek
  • Duygusal bağımlılık ve bize kancayı takmış beklentilerden arınmak
  • Bize hizmet etmeyen davranış kalıplarını yeniden inşa etmek
  • İnanç sistemlerini değiştirmek
  • Kendi potansiyelimizle tanışmak
  • Bizden daha büyük bir sistemin parçası olduğunumuzu hatırlamak
  • Teslimiyet
  • Engellerin fırsatlara dönüşebileceğini fark etmek

Neyi nasıl deneyimleyeceğimizi çoğunlukla yaklaşımımız belirliyor. Bu yüzden özellikle bu “Neden Sade Sati?” listesi ne kadar çok okunursa bu 7.5 yıla yaklaşımımız o kadar çok değişir belki Dr Robert Svoboda “The Greatness of Satürn” kitabında bu 7.5 yılı bir insanın gelişim dönemleri üzerinden ele alıyor. Hayatımızın yaklaşık her 7-7.5 yılı büyük gelişimsel özellikler taşıyor. İlk 7.5 yılda (0-7.5 yaş) fiziksel gelişimimiz; ikinci 7.5 yılda (7.5-15 yaş) duygusal gelişimimiz; devam eden 7.5 yılda (15-23 yaş) zihinsel gelişimimiz büyük ölçüde şekilleniyor. Sade Sati’nin 7.5 yıl sürmesine bu açıdan yaklaştığımızda büyük bir gelişim zamanı olduğunu daha kolay kabul edebiliriz belki de. 

Şimdi gelelim “Nasıl Geçer Bu Sade Sati?” sorusunun cevabına. Bu dönemi karanlık, ışık almayan bir odaya benzetirsek bir ışık kaynağına ya da ışığın girebileceği ufak da olsa bir pencereye ihtiyacımız olacak ki önce gölgeleri görebilelim. Tamamen karanlığa gömüldüğümüz bir yerde gölgeleri de göremeyeceğimiz için ıstırap içinde kıvranıp durmaktan başka bir şey yapamayız. Bu pencereyi açacak olan şey herkes için farklılık gösterebilir. Aşağıdaki listeden size en kolay geleni değil de en kaçındığınızı veya sizin için en yeni ve zorlayıcı olanı seçmek bile kendi başına bir Sade Sati kolaylaştırıcısı olabilir. “Kolaylaştırıcı” derken bir şeyin basitçe çözülmesinden bahsetmiyorum. Sanskritçe “Upaya” denilen İngilizcesi “remedy” olan ve Türkçeye bir türlü içime sinecek şekilde çeviremediğim çare/ilaç kelimesini şöyle düşünün: Nasıl ki çoğunlukla ilaç kullanarak hastalığı değil semptomlarını iyileştiriyorsak ve hastalığın tamamen iyileşmesi bütünsel bir hayat tarzı değişikliği ile oluyorsa bu Sade Sati kolaylaştırıcıları tüm bu süreci kolaylıkla geçireceğimiz anlamına gelmiyor. Seçtiğiniz bir ya da birkaçıyla semptomları hafifletebilir ancak tüm hayatınızı irdeleyip bütünsel bir yaklaşımla hayatınıza çekidüzen vererek iyileşebilirsiniz. Ve bunu bir gün bir hafta bir ay bir sene değil 7.5 seneye yayarak kalıcı kılabilir ve alnınızın akıyla bir dönemi tamamlayabilirsiniz Gelelim listeye:

  • Satürn’ün temsil ettiği özellikleri hayatınıza dahil ederek O’nunla bir bağ kurmak: disiplin, sabır, çalışkanlık, karşılık beklemeden hizmet etmek, tutunduğunuz bir ya da birden fazla şeyi bilerek isteyerek hayatınızdan çıkarmak vb
  • Günlük bir ritim yaratmak: erken kalkmak, fiziksel temizlik, beden tipine uygun yağ karışımları ile bedeni yağlamak, 5 dakika dahi olsa sessiz bir duruşun içinde nefesini izleyerek kalmak, yoga çalışması vb
  • Senden daha zor şartlarda olanlara (hayvanlar da dahil) hizmet etmek
  • Bağış yapmak
  • Duygusal tepkileri izlemek ve histerik tepki verdiğin konular üzerinde çalışmak 
  • Doğada vakit geçirmek
  • Özellikle cumartesi günleri çıplak ayak toprağa basmak ve yürümek
  • Eski eşyaları elden çıkarmak
  • Cumartesi günleri karga ya da tamamen siyah renkte olan hayvanları beslemek (mümkünse kargaları etle besleyiniz)
  • Yaşın + 1 hafta daha ekleyerek o sayıda cumartesi günleri onsuz yapamayacağını düşündüğün bir şeyi Satürn’e kurban etmek (niyetini bir mum yakarak net bir şekilde ateşe söyle ve Satürn’ün desteğini iste çünkü sen niyet ettiğin anda seni caydırmak için karşına engeller çıkacaktır. Olur da yenik düşersen yılma, başa dönerek tekrar başla)
  • Para biriktirmek (Özellikle Sade Sati’nin ikinci döneminde üçüncü dönemini düşünerek para biriktir – gerekliliği tecrübeyle sabittir ) 

Altını çizmek isterim ki tam bir inançla yapmadığımız her şey gibi bu kolaylaştırıcılar da sadakatle uygulanmadığında ve sonuçlarını görmek konusunda sabırsız olunduğunda bünyede daha çok stres yaratacak ve sizi er ya da geç o yoldan uzaklaştıracaktır. Yani tam bir sadakat ve adanmışlık en küçük upaya’yı bile sizi niyetinize götürecek araca dönüştirebilir. 

En temel haliyle paylaşmaya çalıştığım Satürn ve Sade Sati çalışmalarınızı derinleştirmek isterseniz ve İngilizce biliyorsanız Dr Robert Svoboda’nın kitabı The Greatness of Satürn’ü okumanızı tavsiye ederim. Zaten ihtiyacınız varsa kitap sizi bulacaktır. 

Sade Sati’den çıkmasına yarım sene kalmış biri olarak bu yazıyı bitirirken yaşadığım her şeye, tüm yüce güçlere, Satürn’e, bana kitabıyla ilham olan Svoboda’ya, Jyotisha eğitimine başlamama vesile olan herkese ve her şeye ve bana kitaplarımı İngiltere’den getiren Tuba’ya sonsuz teşekkürler. Dilerim bu yazı serisi ihtiyacı olan herkese bir ışık kaynağı olur. 

Sevgimle.

Om Sham Sri Sanecharaya Namaha 

Kaynaklar: The Greatness of Saturn, Svoboda (kitap)

                     Thriving in Sade Sati, Paula Crossfield (webinar)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s