
Purnima, Ay’ın dolunay fazına verilen isim. Guru (Gu- karanlık Ru- yok eden) ise öğretmenliğin en üst mertebesini kasteden bir kelime. Geleneksel Vedik öğretide, her sene yaz gün dönümünden sonra gelen dolunay, Guru Purnima olarak kutlanır. O gün bize rehberlik eden, öğreten, karanlıktan çıkmamıza yardım eden öğretmenlerimizi, rehberlerimizi şükranla andığımız ve hayır dualarını istediğimiz bir gündür. Aynı zamanda meditasyon ve mantra çalışmaları için de çok faydalı bir gün.
Bugünü kutsal yapan olaylar dizisi şöyle hikaye edilir: Yogik ilimlerin, ilk yogi (Adiyogi) olan Shiva’dan öğrencilerine aktarılmaya başladığı gün bugündür. Bu sebeple Shiva ilk guru (Adi Guru) olur. Öğrencileri olan yedi ermiş Shiva’dan aldığı bilgiyi tüm dünyaya taşır. Bu sebeple Guru Purnima zaman ve mekan ile kısıtlanamaz olan Yoga ilminin dünyevi varlıklara aktarılmaya başlandığı gün olarak kutlanır. Bu ilim insan ırkına tabiatları gereği sahip oldukları sınırların ötesine giden yolların kapısını açar.

Bu senenin en parlak dolunayı Ay Yay burcunda ve PurvaAshada adlı takımyıldızda iken tamamlanacak. Merkür ve Jüpiter de bu dolunaya kendi enerjilerini yansıtacak şekilde konumlanmış durumdalar. Bireysel olarak haritalarımızda Yay burcunun olduğu alanda parlak bir dolunayın olması, etkisinin yayıldığı alanlarda hareketlenme ve destekli bir konuysa başarı getirecektir. Sezgisel olarak size tatmin ve işe yararlılık hissi getireceğini bildiğiniz ancak beklemede tuttuğunuz işler için harekete geçmek adına bu güzel enerjinin dalgasından faydalanmak isteyebilirsiniz.
Ay’ın bizim gezegene yansıttığı enerjinin alt notalarını veren takımyıldızlardır ve PurvaAshada yenilmez anlamına gelir; sembolü fil dişi, yelpaze ve elektir. Fil, dişleri ile karşısına çıkan her şeyi delip geçebilir. Yelpaze de serinlememizi sağlayan bir eşya olarak rahatlığı ifade eder. Elek ise sapla samanın, hakikatle hakikat olmayanın, doğruyla eğrinin birbirinden ayrılmasını sağlar. Bu takımyıldızın suların Tanrıçası Apas’ın himayesinde olduğu rivayet edilir. Dolunay güçlü ışığı ve yaşam enerjisiyle birlikte bu takımyıldızdan aldığı temizleyen, serinleten, rahatlatan ve engelleri kaldıran enerjiyi yansıtacak bir nitelikte. Suyun zamanla bir kayayı bile parçalayacak güce sahip olması ancak bunu sahip olduğu yumuşak ve serin niteliklerle yapıyor olması bize zafer elde etmek istediğimiz işlere karşı geliştirmemiz gereken yaklaşımı çok güzel anlatıyor.
Bolluğun, şansın, büyüme ve gelişmenin, iyiliğin, cömertliğin, bilginin, bilgeliğin ve öğretmenlerin sembolü Jüpiter de, kendi burcundan gerçekleşen bu dolunaya katkı sağlıyor. Bu saydıklarımın hayatınızda hangi alanlarda kendini göstermesini istiyorsanız o niyetlerle Ay’ın ışığı altında yürüyebilir; varsa yoga, mantra veya meditasyon çalışmalarınızı yapabilir; bağışta bulunabilir veya adaklar adayabilirsiniz.
Güneş’e çok yakın olması sebebiyle yanık pozisyonda olan ve materyal olarak çok etkili olamasa da zeka ve yaratıcılık konusunda bu dolunaya katkıda bulunan Merkür de hayal gücünüze, sezgilerinize, yazarak iletişim kurma kapasitenize güvenmenizi hatırlatıyor.
Daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi içinden geçtiğimiz zamanlar kabuk kırmak, uzun zamandır aynı şekilde yaptığımız ve verimli olamadığımız işlere karşı yenilikçi bir yaklaşım benimsemek ve bunu yaparken cesur ama dikkatli, planlı, disiplinli ve kontrollü olmak için destekli olduğumuz zamanlar. Sağlığınız, ilişkileriniz, işiniz, paranız, hayattan aldığınız yapıcı keyif için siz bir adım atın kainat on adımla karşılık verecektir.
Ben de bir kere daha buradan tüm hocalarıma, rehberlerime, bana öğreten, karanlıklarımı aydınlatan herkese ve her şeye şükranlarımı iletirim. Isıtan, aydınlatan ve dönüştüren ateşe; güven ve denge veren toprağa; rüzgarıyla taşıyan, her türlü dolaşımı sağlayan havaya; serinleten ve arındıran suya; her şeyi bir arada tutan boşluğa; doğa anaya; tüm graha’lara ve ulu güçlere şükran ve minnetle…
Berrin